İş Hukuku ve Borçlar Hukuku uygulamalarında sıklıkla karşılaştığımız en kritik konulardan biri, işverenlerin işçilere imzalattığı "İbraname" (aklama belgesi) meselesidir. Özellikle iş ilişkisi sürerken alınan ibranameler konusunda Yargıtay'ın vermiş olduğu çok net ve emsal niteliğinde kararlar bulunmaktadır. İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında hayati önem taşıyan bu durumu hukuki çerçevede özetleyelim:
Maddi Vakıalar ve Sık Yapılan Hatalar Uygulamada sıklıkla görüldüğü üzere; bazı işverenler, çalışanlarından "tüm haklarımı aldım, alacağım kalmamıştır" niteliğinde matbu (önceden hazır basılmış) ve boşluk doldurma usulüyle hazırlanmış belgeler almaktadır.
- Kritik Detay: Bu ibranamelerin düzenlendiği tarihlerde işçinin fiili çalışması devam etmekte, hatta Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında işten çıkış bildirimi dahi bulunmamaktadır.
- Hatalı Yorumlar: Bazı yerel mahkemeler bu belgeleri geçerli bir ibra sözleşmesi saymasa da işveren lehine yorumlayarak "makbuz hükmünde" (içindeki tutarın ödendiğini gösterir belge) kabul edip işçi alacaklarından düşebilmektedir. Ancak Yargıtay bu durumu kesin bir dille reddetmektedir.
Hukuki Nitelendirme ve Mevzuat Dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 420'ye göre, işçi ile işveren arasındaki ibra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için dört temel şart aranır:
- Sözleşmenin yazılı olması,
- İş sözleşmesinin feshinden itibaren en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması,
- İbra konusu alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi,
- Ödemenin mutlaka banka kanalıyla yapılması.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/18379 Esas ve 2018/26445 Kararı , Yargıtay, "İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir" kuralını net bir şekilde işletmektedir. Gerekçe olarak; işçinin çalışırken işverene bağımlı olması ve işini kaybetmemek veya içerideki parasını kurtarabilmek adına iradesi dışında bu kağıtları imzalamak zorunda kalabileceği gösterilmektedir.
Kararın en vurucu noktası şudur: Matbu ve çalışırken alınan belgelere hiçbir hukuki değer verilemez; mahkemece "makbuz hükmünde" sayılması dahi açıkça hukuka aykırıdır. Ayrıca, mahkemelerin hükmettiği alacak tutarlarının "net" mi yoksa "brüt" mü olduğunu açıkça belirtmemesi, icra ve infaz aşamasında sorun yaratacağından bozma sebebi sayılmaktadır.
Riskler ve Çözüm Yolları
- İşverenler Açısından Risk: İşçiye çalışırken veya işten ayrıldığı gün cebine sıkıştırılan matbu bir ibraname, olası bir davada işvereni kurtarmaz. İşverenler, mükerrer ödeme riskiyle karşılaşmamak için fesih tarihinden 1 ay sonra, sadece banka üzerinden ödeme yaparak detaylı ibraname almalıdır.
- İşçiler Açısından Çözüm: Çalışırken size zorla veya "prosedür gereği" denilerek bir ibraname imzalatıldıysa endişe etmenize gerek yoktur. İşten ayrıldıktan sonra dava şartı olan Zorunlu Arabuluculuk sürecini başlatarak; kıdem tazminatı, ihbar ve fazla mesai gibi haklarınızı talep edebilirsiniz. İlgili belge, TBK m. 420 kapsamında hukuken değersiz sayılacaktır.